23 Април 2025, 17:47
2017 yılında yapılan Anayasa Referandumu ile Türkiye, parlamenter sistemden çıkıp “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı verilen bir başkanlık modeline geçti.
Peki bu sistem değişikliği, günlük yaşamımıza ne kattı?
Bir vatandaş, bir ticaret yapan ya da bir emekli olarak bu sistemden gerçek anlamda ne kazandık?
İşte herkesin aklındaki o sade sorulara, net ve tarafsız cevaplar:
Hızlı kararlar
Güçlü liderlik
Koalisyon krizlerinin sona ermesi
Daha istikrarlı yönetim
Ekonomik krizler durmadı, enflasyon arttı.
İşsizlik azalmadı.
Demokrasi endekslerinde gerileme yaşandı.
Hukukun üstünlüğü ve kurumsal denetim mekanizmaları zayıfladı.
Sonuç: Vatandaş için somut ekonomik ya da demokratik kazanımlar henüz görülmedi.
Bürokratik engeller azalacak
Hızlı ekonomik kararlar alınacak
İstikrar ortamı doğacak
Döviz kuru belirsizlikleri ticaretçiyi zora soktu.
Faiz, vergi ve teşvik politikaları sık değişti.
Yatırımcı güveni tam oluşmadı, çünkü kurallar sürekli değişti.
Şeffaflık ve yargı bağımsızlığına dair kaygılar arttı.
Sonuç: Ticaret yapan için sistemden kaynaklı bir iyileşme görülmedi. Aksine belirsizlik ve dalgalanma hâkim oldu.
Emekli maaşları daha hızlı artırılacak
Sosyal yardımlar çoğalacak
Daha doğrudan ve etkili kararlarla emekli refahı artacak
Emekli maaşları enflasyon karşısında eridi.
Temel maaş alanlar, asgari ücretin çok altında kaldı.
Yapılan artışlar geçici oldu, alım gücü kaybı telafi edilemedi.
Sonuç: Emekli için vaatler çoğaldı ama yaşam kalitesinde kalıcı bir artış sağlanamadı.
| Grup | Beklenti | Gerçeklik |
|---|---|---|
| Vatandaş | İstikrar, refah, demokrasi | Enflasyon, işsizlik, denetimsizlik |
| Esnaf/Tüccar | Yatırım ortamı, karar hızı, net kurallar | Belirsizlik, kur dalgalanması, yargı güvensizliği |
| Emekli | Artan maaşlar, daha çok sosyal destek | Alım gücü kaybı, geçici iyileştirmeler |
Başkanlık sistemi kâğıt üzerinde güçlü ve hızlı kararlar vadedebilir. Ancak:
Kurallar şeffaf değilse,
Denetim zayıfsa,
Kurumlar etkisizse,
...en güçlü sistem bile vatandaşa fayda sağlamaz.
Türkiye’nin asıl ihtiyacı, sistemi değil uygulamayı güçlendirmektir.