23 Април 2025, 22:29
Türkiye gibi aktif fay hatları üzerinde yer alan bir ülkede yaşamak, doğal olarak halk arasında deprem korkusunu artırıyor. Bu korkuya zaman zaman komplo teorileri de ekleniyor. En çok duyduğumuz iddialardan bazıları şunlar:
"Amerikan savaş gemisi Boğaz’dan geçti, 3 gün sonra deprem oldu."
"Bunlar HAARP gibi sistemlerle deprem yaratıyor."
"6 şiddetinde depremi bile tetikleyebiliyorlar."
Peki bu söylentilerin gerçekliği var mı? Gelin birlikte bilimsel verilerle inceleyelim.
Gerçekten de zaman zaman ABD’ye ait savaş gemileri (USS Dwight D. Eisenhower, USS Mount Whitney vb.) Türkiye açıklarına geliyor. Bu gemiler NATO tatbikatları, Karadeniz geçişleri veya diplomatik nedenlerle bölgede bulunabiliyor.
Ancak:
Türkiye'de yılda binlerce deprem oluyor. (AFAD verilerine göre günlük 20-30 küçük sarsıntı normal)
Fay hatlarımız zaten aktif ve stres biriktiriyor.
Gemi geçişleriyle depremler tesadüfi zamanlama çakışmaları olabilir, ama bilimsel bir bağ yok.
“Gemi geldi – deprem oldu” şeklindeki yorumlar, korelasyon ile nedensellik arasındaki farkı gözden kaçırmaktır.
HAARP (High-Frequency Active Auroral Research Program), ABD’nin Alaska’daki bir iyonosfer araştırma tesisidir. Görevi:
Güneş fırtınaları,
Elektromanyetik dalgalar,
İyonosfer davranışı gibi konularda ölçüm yapmak.
Ancak:
Yer kabuğuna nüfuz edecek frekansta çalışmaz.
Jeolojik hareketleri tetikleyecek güce sahip değildir.
Bu sorunun cevabı hayır. Nedenlerini madde madde açıklayalım:
6.2 büyüklüğünde bir depremin açığa çıkardığı enerji yaklaşık 15 kiloton TNT’ye eşdeğer. (Bu, Hiroşima atom bombası gücüne yakındır!)
Bu büyüklükte bir enerji, bugünkü teknolojiyle fay hattına aktarılıp kontrollü biçimde boşaltılamaz.
Derinlik, eğim, kaya türü, basınç gibi faktörler kontrol edilemez.
“Şuraya bir şey yapalım da tetikleyelim” düşüncesi jeolojik gerçekliklerle uyumsuzdur.
Jeotermal enerji üretimi, baraj inşaatları gibi uygulamalar küçük sarsıntılar yaratabilir (mikroseism).
Ama 6.2 gibi yıkıcı büyüklüklerde bir depremi başlatmak mümkün değildir.
Bilinmezlik korkusu: Depremler önceden tahmin edilemediği için insanlar başka bir açıklama arar.
Bilgi kirliliği: Sosyal medyada bilimsel temeli olmayan içerikler hızla yayılır.
Güvensizlik: Özellikle dış güçler üzerinden anlatılan teoriler, duygusal olarak daha çabuk kabul görür.
ABD gemileri bazen Türkiye açıklarında olur, bu doğrudur.
Türkiye'de depremler olur, bu da doğrudur.
Ama ikisi birbirinin sebebi değildir.
6.2 büyüklüğünde depremi tetikleyecek bir “silah”, bugün yoktur.
Halkın deprem konusunda bilinçli olması, söylentiler yerine bilimsel kaynaklara güvenmesi hayati önem taşır. Depreme karşı önlem almak komplo teorilerinden daha etkilidir.